Bekle Beni

“Bekle beni; arayacağım seni, demişti ama aramadı. Aramıyor olması aramayacak anlamına mı geliyor ki! Şimdi aramadı ama ya ararsa; ben onu bırakıp gittiğimde ya o çıkıp gelir ise? Arayacağım, dedi doğru ya geleceğim demedi ki!!! Peki ya arayacağım çıkıp geleceğim demekse?

Bundan tam bir yıl önce gözlerim gözlerinde idi; elleri ise ellerimde. Alev alev elleri vardı onun tuttu mu hiç bırakmayan; ne boğardı ne de yok sayardı beni. Mertti elleri tıpkı yüreği gibi; mertti dili tıpkı cümleleri gibi. Bekle beni, arayacağım seni, diyen o adam ne yapar ne eder arardı beni; ben tanıyordum onu.

……. Beklerken tükettiğim ömrüm mü? Bilmem ki ne desem…”

Bazılarımız beklemenin kutsallığına bazılarımız da gitmenin kutsallığına inanırız. Beklemek kutsaldır çünkü beklerken ne kadar sadık ve asil olduğumuzu kanıtlarız hem kendimize hem de etrafımızdakilere; bekleyerek önem verdiğimiz o kişiye duyduğumuz değeri ortaya koyarız. Bekleriz çünkü karşımızdakine saygı duyarız.

Beklemek kadar gitmek de kutsaldır çünkü giderek kendimizi var ederiz; yok olmaktan koruruz kendimizi; sınırlarımıza sahip çıkarız. Bazen giderek ne kadar kırgın ya da öfkeli olduğumuzu anlatırız karşımızdakine bazen de sadece gitmek gerektiğini öğrendiğimiz için gideriz.

Bir de orta yolu bulanlarımız vardır; onlar ne tükenecek kadar kalırlar ne de tüketecek kadar giderler çünkü kendilerini doğru bir şekilde nasıl var edeceklerinin farkındadırlar…

Fark Etmek Hayatı Kolaylaştırır…

Bekle Beni
Geri Dön