Hep Beni Bulur

''Eleştirel, kontrolcü, sorumluluktan kaçan ama bitirilmemiş işlerin hesabını soran insanlar ile çevrili etrafım. Tüm dünya bu kadar kötü, bu kadar eleştirel ve bu kadar çıkarcı nasıl oluyor hiç anlamıyorum. Hele hele tüm dünya bu halde iken insanların hiçbir şey yokmuş gibi hayatlarını kolaylıkla devam edebilmelerini hiç ama hiç anlamıyorum. Başkalarının bakışları, sözleri ve işlerini sırtımda taşımaktan ne rahat nefes alabiliyorum ne de özgürce hareket edebiliyorum. Her yeni güne omuzlarımdaki ağrı ve göğsümdeki baskı ile – Merhaba - diyorum.

Kimse bakmasın istiyorum bana o keskin gözleri ile korkuyorum çünkü. Kimsenin o imalı sözlerini duymak istemiyorum öfkeden deliye dönmemek için. Yok olmak ile yok etmek arasında gidip gelmekten o kadar yoruldum ki dinlenebilmek için başkalarının sorumluluklarını yerine getirirken buluyorum kendimi.”

Doğduğumuz andan itibaren kuralları başkaları tarafından konulmuş bir toplumun içinde var oluyoruz. Bazılarımız toplumun kurallarına uyumlanır ve kendinden istenileni sorgulamadan yerine getirirken bazılarımız ise toplumsal dayatmaların altında eziliyor ya da ezilmemek için toplumla zıtlaşıyorken buluyor kendini.

Sorumluluk almanın bedelini ödememek için sorgulamadan uyumlanmak; hayır diyemediğimiz için ezilmek; diğerlerinin kontrolüne girmemek ve saldırıya maruz kalmamak için saldırgan olmaktan mı ibaret tüm davranış kalıpları?

Tüm dünyanın zor insanlar tarafından kuşatılmadığını; bizi zorlayan insanları hayatımıza bizim çektiğimizi; yaşadıklarımızın mahkûmiyetimiz değil tercihlerimiz olduğunu fark ettiğimizde bir ömür hasretini duyduğumuz iletişim biçimlerini sergileyen insanlar ile tanışacağız.
 
Fark Etmek Hayatı Kolaylaştırır...

Hep Beni Bulur
Geri Dön