Onu Çok Sevmiştim…

"İnternetten tanıştığım sevgilim, üçüncü ayımızda bana evlenme teklif etti. Onu hiç görmemiş olsam da hayatım boyunca karşıma çıkan en doğru insan olduğundan emin olduğum için teklifini hiç düşünmeden kabul ettim. 

Sevgilim, Amerika’dan Türkiye’ye ailemle tanışmak için geleceği sırada babasının işleri ciddi bir sıkıntıya girdi. Bana kavuşmak ve babasının yanında olmak arasında sıkışıp kalan sevgilimin çırpınışları beni derinden etkiliyordu. 

Elinde maddi imkânı olsa beni bir günlüğüne dahi görebilmek için gelebileceğini söyleyen sevgilime kavuşabilmek için hesabına yol ve diğer masrafların karşılığı olan 5.000 TL’yi yatırmayı teklif ettim. 

Bu teklifi onur kırıcı bulan sevgilimi zorlukla da olsa ikna ettikten hemen sonra bankaya doğru yola çıktım. Ona kavuşacak olmanın heyecanından olsa gerek tam bankaya varmak üzere iken araba ile kaza yaptım ve o gün parayı onun hesabına yatıramadan eve dönmek zorunda kaldım. 

Hesabına paranın yatmamış olduğunu gören sevgilim, beni ona yalan söylemek, ona güvenmemek ve onu gerçekten sevmemekle suçlayarak benden ayrıldı. Yaklaşık iki hafta ayrı kaldık. Sevdiğim adamdan ayrılmanın üzüntüsüne katlanmak benim için çok zordu. O da bensizliğe dayanamamış olacak ki bir akşam benimle tekrar iletişime geçti. Ertesi gün ona kavuşabilmenin hayali ile parayı onun hesabına yatırdım ve o gün sevgilimin benimle param için birlikte olduğunu öğrendim.”

Sevgiyi satın almak için tüm hayatımız boyunca veririz. Kimimiz parasını, kimimiz bedenini, kimimiz hizmetini, kimimiz ilgisini, kimimiz ise hediyelerini verir. Bize öğretilen hiçbir matematik hesabı sevgi alışverişinde tutmadığı için ne kadar çok verirsek verelim bir türlü sevgiyi satın alamadığımızı büyük hayal kırıklıkları ile deneyimleriz.

Bütün bu olumsuz deneyimlerin normalde bize sevginin bu şekilde satın alınamayacağını öğretmesi gerekirken tam aksi olur. Sevginin kırıntısına ulaşabilmek için varımızı yoğumuzu daha fazla feda ederiz her seferinde. Her feda da saklı olan Kar'ın farkında olmadığımız için de ne yaparsak yapalım emeklerimizin karşılığını alamadığımız için kadersizliğimize ağlar dururuz bir ömür.

Sevilmek için vermenin ön koşul olduğunu ailemizden öğreniriz.  Bebekliğimizden itibaren sevgi ve ilgi alabilmek için bizden istenildiği gibi davranmamız gerektiğini fark etmeye başladığımızda sevgiyi hak etmek adına istenilenleri yerine getirmek için çabalar dururuz. Bu öyle bir çabadır ki olduğumuz yerde döner dururuz.

Tüm benlikleri ile vermek zorunda kalmadan sevilebileceklerini fark edenlerimiz ise bir bütün olarak hayatın içinde var lmanın keyfini bir ömür sürerler.

Fark Etmek Hayatı Kolaylaştırır...

Onu Çok Sevmiştim…
Geri Dön