Yalnızım

“30 yaşındayım, benim arkadaşlarımın hepsinin ya bir ilişkisi var ya da evlendiler ama ben bir türlü ilişkilerde dikiş tutturamıyorum.  Bazen kader; bazen vakti gelmedi; bazen beceriksizim; bazen de ortalık kötü artık kimse dürüst bir ilişki yürütmek istemiyor, diyorum.  Sözün özü sadece konuşuyorum. Yakın çevrem dışındakilere içinde bulunduğum duruma ne kadar üzüldüğümü belli etmemeye çalışıyorum. Senin neden yok?, diye soranlara; ya hedeflerim var ya da kimsenin kahrını çekemem kendi kendime yetiyorum, diye cevap veriyorum. Artık yoruldum; yalnızlığım beni yoruyor hem de çok ama çok yoruyor çünkü elimi kime atsam ellerimi kesiyor.”

Bazılarımız yalnızlıktan o kadar korkarlar ki kendi cinsiyetlerini fark etmeye başladıkları ilk anlardan itibaren kendilerine sevgili yaparlar. Bazen yirmili yaşlara gelmeden hemen evlenirler bazen de tüm yetişkinlik dönemlerine sık sık değişen sevgilileri eşlik eder. Eşlerinin ya da sevgilerinin kim olduğundan ziyade yalnız kalmamaları önemlidir onlar için. Ne partnerlerinden şikayetleri biter ne de kendilerini mutlu edecek doğru kişiyi bulma çabaları vardır.

Bazılarımız yalnızım diye ağlarken aslında bir ilişki içinde olmaktan korktuklarını fark edemezler. Ne zaman biri ile tanışsalar ya olası bir ilişkiyi mahvetmek için ellerinden geleni farkında olmadan yaparlar ya da tanıştıkları kişiye o kadar soğuk ya da saldırganca davranırlar ki ayaklarına gelen fırsatın gelmesi ile gitmesi bir olur. Bu şekilde de gerçek istekleri olan yalnızlıklarına kavuşmuş olurlar.

Bazılarımızın ütopyası vardır ne yaparlarsa yapsınlar; nasıl davranırlarsa ise davransınlar tercih edilebileceklerine inanırlar. Bir gün kendilerini her hali ile kabul edecek o kişi karşılarına çıkacaktır. Tırnaklarının uzun, dişlerinin kirli olmasının ya da aşırı eleştirel ve kavgacı tutumlarının karşı taraf için önemi olmayacağına dair inanışları vardır. Bir gün biri onları tüm benlikleri ile kabul edecektir ve onlar da o gün tüm sert tavırlarına son vererek ütopyalarını kendileri ile ödüllendirecektirler.

Bazılarımız tek doğru meraklısıdır; bu dünyada kendilerinin doğrularına ve kurallarına o kadar yapışık yaşarlar ki başkalarının düşüncelerine ya da bakış acılarına saygıları olmadığı gibi etraflarındakileri de kendi kurallarına hapis etmeye meraklıdırlar. Farklı bir bakış açısı öfkelendirir onları; belli durumlar için kurulması gereken cümleler bellidir ve alternatif cümleler saldırganca ret edilir. Bu saldırganlığa dayanamayanlar yanlış limana demirlediklerini anlayıp usulca uzaklaşırlar oradan.

Bazılarımız da sırf yalnız kalmamak için yanlış insanlar ile vakit geçirmenin kendilerine yapacakları en büyük haksızlık olduğunu; karşı cins ile ilişki kurmanın kendi sınırlarını kaybetmek ile eş değer olmadığını; olumsuz tutumların arkasında yatan tersine duygulara kimsenin ulaşmak için çaba harcamayacağını; bir ilişkinin tek taraflı kurallar listesinden ibaret olmadığını fark ederek istedikleri hayata kavuşmanın kolay ve doğru bir yolunu bulurlar.

Fark Etmek Hayatı Kolaylaştırır…

Yalnızım
Geri Dön